Söyleyemem derdimi kimseye, dermân olmasın diye
İnleyen şu kalbimin sesini ağyâr duymasın diye
Sakladım gözyaşımı, vefâsız o yâr görmesin diye
İnleyen şu kalbimin sesini ağyâr duymasın diye
17 Temmuz 2015 Cuma
5 Temmuz 2015 Pazar
"Korkutmağa düşme bî-mahaldir
Vuslat dediğim benim eceldir"
( Korkutmaya çalışma, yersizdir. Benim vuslat dediğim eceldir)
Şeyh Galip
Vuslat dediğim benim eceldir"
( Korkutmaya çalışma, yersizdir. Benim vuslat dediğim eceldir)
Şeyh Galip
"Muteberdir cihanda dun u deni
Daima zillet üzre ehl-i hüner"
(Bu dünyada alçak ve değersiz olanlar muteber olup hüner sahipleri daima zillettedir.)
"Hal-i alem misal-i deryadır
Gevher-i pak zir ü cife zeber"
(Dünya hali denizin durumuna benzer;değerli inciler derinlerde,değersiz şeyler üsttedir.)
Lamii
Daima zillet üzre ehl-i hüner"
(Bu dünyada alçak ve değersiz olanlar muteber olup hüner sahipleri daima zillettedir.)
"Hal-i alem misal-i deryadır
Gevher-i pak zir ü cife zeber"
(Dünya hali denizin durumuna benzer;değerli inciler derinlerde,değersiz şeyler üsttedir.)
Lamii
3 Temmuz 2015 Cuma
Nadan ile sohbet etmek güçtür bilene
Çünkü nadan ne gelirse söyler diline
La-Edri
( cahil ile sohbet etmek bilen insana güçtür, çünkü cahil diline ne gelirse söyler )
Çünkü nadan ne gelirse söyler diline
La-Edri
( cahil ile sohbet etmek bilen insana güçtür, çünkü cahil diline ne gelirse söyler )
"Şekl-i aşkı gönlümün levhinde tahrîr eyledüm
Yanar odı bir akar su üzre tasvîr eyledüm
(ZATİ)
[Aşkın şeklini gönlümün sayfasına işledim ve bir akarsu üzerinde alevli bîr ateş resmi çizdim.]
Yanar odı bir akar su üzre tasvîr eyledüm
(ZATİ)
[Aşkın şeklini gönlümün sayfasına işledim ve bir akarsu üzerinde alevli bîr ateş resmi çizdim.]
"Kapunda sâ'il olmak gayra mihmân olmadan yegdür
Gedâ-yı kûyûn olmak Mısr'a sultân olmadan yegdür"
(BAKİ)
[Senin kapında dilenci olmak başka yere misafir olmaktan daha iyidir. Senin mahallenin yoksulu olmak Mısır'a sultan olmaktan daha iyidir.]
Gedâ-yı kûyûn olmak Mısr'a sultân olmadan yegdür"
(BAKİ)
[Senin kapında dilenci olmak başka yere misafir olmaktan daha iyidir. Senin mahallenin yoksulu olmak Mısır'a sultan olmaktan daha iyidir.]
"Derd-i ışkım def'ine zahmet çeker daim tabib,
Şükr kim olmuş ona zahmet bana rahat nasib"
(Aşk derdimi kovmak için, doktorlar zahmet çeker.Şükürler olsun ki bu aşk derdi, onlar için zahmettir fakat benim için mutluluktur,sevinçtir...)
(FUZÛLİ)
Şükr kim olmuş ona zahmet bana rahat nasib"
(Aşk derdimi kovmak için, doktorlar zahmet çeker.Şükürler olsun ki bu aşk derdi, onlar için zahmettir fakat benim için mutluluktur,sevinçtir...)
(FUZÛLİ)
"Ferman-ı aşka can iledür inkiyadumuz
Hükm-i kazaya zerre kadar yok inadumuz"
Baki
(Aşkın fermanına boyun eğmekliğimiz ta candan ve yürektendir. Bu uğurda alın yazımıza karış zerre inadımız ve karşı koymamız söz konusu değildir)
Hükm-i kazaya zerre kadar yok inadumuz"
Baki
(Aşkın fermanına boyun eğmekliğimiz ta candan ve yürektendir. Bu uğurda alın yazımıza karış zerre inadımız ve karşı koymamız söz konusu değildir)
"Mal mülk düşkünleri rahat yüzü görmezler,
Bin bir derde düşer, canlarından bezerler.
Öyleyken, ne tuhaftır, yine de övünür,
Onlar gibi olmayana adam demezler"
Ömer Hayyam
Bin bir derde düşer, canlarından bezerler.
Öyleyken, ne tuhaftır, yine de övünür,
Onlar gibi olmayana adam demezler"
Ömer Hayyam
"Demen kim adli yok yâ zulmü çok her hâl ile olsa
Gönül tahtına andan özge sultân olmasın yâ Rab"
(Fuzûlî)
(Sakın ola ki sevgilinin adaleti yok, eziyeti çok demeyin bana, ne olursa olsun Allah'tan diliyorum ki gönül tahtına ondan başkası oturmasın.)
Gönül tahtına andan özge sultân olmasın yâ Rab"
(Fuzûlî)
(Sakın ola ki sevgilinin adaleti yok, eziyeti çok demeyin bana, ne olursa olsun Allah'tan diliyorum ki gönül tahtına ondan başkası oturmasın.)
"Cihan bağında ey akıl, budur maksud-u ins ü cin;
Ne kimse senden incinsin, ne sen bir kimseden incin."
(Lâ Edrî)
[Ey akıl sahibi kişi,dünyadaki insanların en makûlü; kimseden incinmeyen ve kimseyi incitmeyendir]
Ne kimse senden incinsin, ne sen bir kimseden incin."
(Lâ Edrî)
[Ey akıl sahibi kişi,dünyadaki insanların en makûlü; kimseden incinmeyen ve kimseyi incitmeyendir]
"Cevre kıla tahammül iden yârı ârzû
Sabr ide hâra her kim ana gül-sitân gerek"
AHMEDÎ
( Sevgiliyi arzu eden eziyete katlanmalı, kendine gül bahçesi gerek olan dikene sabretmelidir.)
Sabr ide hâra her kim ana gül-sitân gerek"
AHMEDÎ
( Sevgiliyi arzu eden eziyete katlanmalı, kendine gül bahçesi gerek olan dikene sabretmelidir.)
Cihanda âdem olan bî gam olmaz
Anınçün bî gam olan âdem olamaz.
(Necati)
İnsan olan gamsız, gamsız olan insan olamaz..
Anınçün bî gam olan âdem olamaz.
(Necati)
İnsan olan gamsız, gamsız olan insan olamaz..
"Ana rahminden geldik pazara,
Bir kefen aldık,döndük mezara"
Yunus Emre
Bir kefen aldık,döndük mezara"
Yunus Emre
Âfitâb-ı hüsn-ü hûbân akıbet eyler üfûl,
Ben muhibb-i Lâ Yezâlim, "lâ ühıbbü'l-âfilîn."
(Anonim)
[Güneş gibi güzel yüzler de sonunda batar gider;
Bu itibarla ben, fâni güzelleri değil, batmayan Ebedî Güzel'i severim.]
Ben muhibb-i Lâ Yezâlim, "lâ ühıbbü'l-âfilîn."
(Anonim)
[Güneş gibi güzel yüzler de sonunda batar gider;
Bu itibarla ben, fâni güzelleri değil, batmayan Ebedî Güzel'i severim.]
"Gencînen olsam vîran edersin
Âyînen olsam hayrân edersin"
Şeyh Gâlib
( Definen olsam harap edersin; aynan olsam, hayran edersin )
Âyînen olsam hayrân edersin"
Şeyh Gâlib
( Definen olsam harap edersin; aynan olsam, hayran edersin )
Hikmetin bilmem nedendir bin belâ îcâd eder
Her belâdan bir hazin dil günde bin feryâd eder
Derler erbâb-ı dil'i Allah bir gün şâd eder
Sen de etmezsen bu zindânî'ye kim imdâd eder?
muallim naci
Her belâdan bir hazin dil günde bin feryâd eder
Derler erbâb-ı dil'i Allah bir gün şâd eder
Sen de etmezsen bu zindânî'ye kim imdâd eder?
muallim naci
"Derd-i hasretle neler çektiğimi ben bilirim
Yareme şimdi ne zehr ektiğimi ben bilirim"
(Şeyh Galib)
Yareme şimdi ne zehr ektiğimi ben bilirim"
(Şeyh Galib)
"Güllü diba giydin amma korkarım azar eder
Nazeninim saye-i har-ı gül-i diba seni "
(Nedim)
( E y sevgili güllü elbise giymişsin ama elbisendeki gülün dikeninin gölgesinin seni incitmesinden korkarım "
Nazeninim saye-i har-ı gül-i diba seni "
(Nedim)
( E y sevgili güllü elbise giymişsin ama elbisendeki gülün dikeninin gölgesinin seni incitmesinden korkarım "
"BEN USANMAM GÖZÜMÜN NURU CEFADAN AMMA
NE KADAR OLSA CEFADAN USANIR CANDIR BU "
::::İZZET MOLLA::::
NE KADAR OLSA CEFADAN USANIR CANDIR BU "
::::İZZET MOLLA::::
Hazer kıl gezme çok pervâsız ey bülbül ki katlin'çün,
Dikenden dâmeni altında kılmış gül nihân hançer.
(Fuzuli)
[Ey bülbül, temkinli ol çok korkusuz gezme çünkü katlin için gül eteğinin (yaprağının) altından dikenlerini bir hançer gibi gizlemiş.]
Dikenden dâmeni altında kılmış gül nihân hançer.
(Fuzuli)
[Ey bülbül, temkinli ol çok korkusuz gezme çünkü katlin için gül eteğinin (yaprağının) altından dikenlerini bir hançer gibi gizlemiş.]
"Âşık olmuştur güneş ey dilber-i ra'nâ sana
Dolanır dünyâyı hergîz bulamaz hem-tâ sana"
(Necâti Bey)
[ey güzel sevgili...güneş sana aşık olmuş, senin bir benzerini bulabilir miyim diye de dünyanın etrafını dönmekte..fakat senin eşin benzerin olmadığı için, biçare dönüp durmakta...]
Dolanır dünyâyı hergîz bulamaz hem-tâ sana"
(Necâti Bey)
[ey güzel sevgili...güneş sana aşık olmuş, senin bir benzerini bulabilir miyim diye de dünyanın etrafını dönmekte..fakat senin eşin benzerin olmadığı için, biçare dönüp durmakta...]
"Efendi ne isterse etmek gerek
Kuluz biz düşer mi sual etmek"
(İzzet Molla)
Kuluz biz düşer mi sual etmek"
(İzzet Molla)
"Yâri diyen gerek kim ola gayrden berî
Cânânı isdeyen kişiye terk-i cân gerek"
Ahmedi
(Sevgili sözü edenin başka şeylerden kurtulmuş olması gerekir (çünkü),sevgiliyi isteyen kişiye canını erketmek düşer)
Cânânı isdeyen kişiye terk-i cân gerek"
Ahmedi
(Sevgili sözü edenin başka şeylerden kurtulmuş olması gerekir (çünkü),sevgiliyi isteyen kişiye canını erketmek düşer)
Bulmag isterseñ Haka irmege yol
Var kendü varlıguñdan mahv ol
Ahmedi..
Var kendü varlıguñdan mahv ol
Ahmedi..
'İvme ey dil, sabr kıl ivmek melalet gösterir
Görelim ayine-i devran ne suret gösterir'
AŞKİ
(Acele etme ey gönül, sabırlı ol; acele etmenin sonu üzüntüdür..Hele görelim devran aynası nasıl bir suret gösterecek... )
Görelim ayine-i devran ne suret gösterir'
AŞKİ
(Acele etme ey gönül, sabırlı ol; acele etmenin sonu üzüntüdür..Hele görelim devran aynası nasıl bir suret gösterecek... )
2 Temmuz 2015 Perşembe
Her yanlışa her
hataya karşılsık, kendini haklı çıkaracak çeşitli bahane üretenler asla doğru olana ulaşamazlar ! Çünkü
estağfurullah demeyi bilmeyenler Bismillah diyemezler !"
HNA
"İnsan
fikrini daima sağlam tutmalıdır.Dünyaya bağlanıp bütün düşünceleri bu
doğrultuda olmamalıdır.Çünkü bu dünyada olanlar veya yapılanlar bir resim
mesabesindedir.Fakat insanlık gereği bazı işlerinde yapılması gerekir.İşte
Allah burada insanı alet olarak kullanır.İnsan o işleri yaparken kendini onlara
kaptırarak Allah'ı unutmamalı bilakis bir alet olduğunun şuurunda olarak o
işleri yerine getirmelidir . İşte o zaman yapılan her iş ibadet olur.
"
Sezai GÜLŞENİ k.s
Sezai GÜLŞENİ k.s
"Dervişlik Hz.
Muhammed mesleğidir. Herkese bu büyük sıfat nasib olmaz. Derviş ayıp örtücü
zehir içici (ayb puşi zehr nuşi) olmalıdır. Cenabı Allah bu büyük nimeti
ehlullaha ihsan eder. Nefse her ne zor gelirse insana ondan hayırlı bir şey
olmaz. "
Sezai Gülşeni
Bir şey yapılır
karşılığında takdir övgü hürmet belenirse bunun adı İhlas-ı amel değil ticari
bir alış veriş olur .
HNA
HNA
Sen sevgi uğruna
azıcıkta olsa birşeyler yap nefsinden
biraz birşeyler ver, merak etme Cenab-ı Hak vermeye hazır zaten.
Biz gerçek sevgi uğruna fani sevgilerden feragat etmedikçe yenileri gelmez.
HNA
Biz gerçek sevgi uğruna fani sevgilerden feragat etmedikçe yenileri gelmez.
HNA
Her an ölmeye hazır olan kişi ancak can derdine düşer..
Biz can derdinde olmadığımız için başkalarının eğrisi doğrusuyla uğraşacak vakit buluyoruz..
HNA
İnsan her an
ölüme hazır olmalı.Öyleki maddi manevi yaptığı her işi dünyadaki son hizmeti ve ibadeti gibi
düşünmeli.
Böyle bir düşünceyle yaşayan, işlerini buna göre yapan kişinin halinde, ahvalinde ,hiç bir eksik, kusur ,sen , ben , neden , niçin olurmu ?Etrafıyla uğraşmaya, dedikodu yapmaya, birilerini yargılamaya insanların iyisini kötüsünü güzelini çirkini görmeye vakti kalırmı ?
HNA
Böyle bir düşünceyle yaşayan, işlerini buna göre yapan kişinin halinde, ahvalinde ,hiç bir eksik, kusur ,sen , ben , neden , niçin olurmu ?Etrafıyla uğraşmaya, dedikodu yapmaya, birilerini yargılamaya insanların iyisini kötüsünü güzelini çirkini görmeye vakti kalırmı ?
HNA
Cenab-ı Hakkın
huzurunda birilerinin eksik kusur ve yanlışlarını ortaya dökerek kendimizi
temize çıkaramayacağımıza göre her zaman Kendi eksik ve kusurumuzla meşgul olmak en hayırlısı
HNA
HNA
Üstadlarımdan
Mevlana Celaleddin'in nefsine dediği gibi dedim: /*
/(O, "Ben senin Rabbin değil miyim?" dedi; sen, "Evet, Rabbimsin"
dedin:
"Evet' demenin şükrü nedir? "Bela" çekmektir. Belanın sırrının ne
olduğunu bilir misin? O, Allah'a karşı fakrını hissetmenin ve Allah'a
dayanmadıkça hiçliğini bilmenin yollarıdır)
/
/Bediüzzaman/
/(O, "Ben senin Rabbin değil miyim?" dedi; sen, "Evet, Rabbimsin"
dedin:
"Evet' demenin şükrü nedir? "Bela" çekmektir. Belanın sırrının ne
olduğunu bilir misin? O, Allah'a karşı fakrını hissetmenin ve Allah'a
dayanmadıkça hiçliğini bilmenin yollarıdır)
/
/Bediüzzaman/
1 Temmuz 2015 Çarşamba
Benlik elbisemizden soyunmadıktan sonra içimizdeki güzellikler dışarı çıkmaz. Dolayısıyla Miraçta mümkün olmaz.
Benlik elbisesini yırtıp ondan kurtarmanın en kısa yolu ise: İbadet Şükür Kanaat dir. Yani AŞK
HNA
Benlik elbisesini yırtıp ondan kurtarmanın en kısa yolu ise: İbadet Şükür Kanaat dir. Yani AŞK
HNA
Çalış, Hakk'ın sevgi şarabını, kuvvet ve kudret şarabını iç de dinçlik kazan;
O vakit kendinden geçersin, o vakit ihtiyarın kalmaz.
O vakit bütün ihtiyar, o şarabın olur. Sen de tam bir ilahi sarhoşluk içinde mazur sayılırsin.
O vakit ne söylesen, o söz şarabın sözü olur. Neyi siler süpürürsen, onları şarap silmiş süpürmüş sayılır.
Hakk kadehinden şarap içerek mest olan kimse, adâletten, doğruluktan başka bir şey yapabilir mi? .." (Mesnevî'den, Cilt 5, sayfa 251)
O vakit kendinden geçersin, o vakit ihtiyarın kalmaz.
O vakit bütün ihtiyar, o şarabın olur. Sen de tam bir ilahi sarhoşluk içinde mazur sayılırsin.
O vakit ne söylesen, o söz şarabın sözü olur. Neyi siler süpürürsen, onları şarap silmiş süpürmüş sayılır.
Hakk kadehinden şarap içerek mest olan kimse, adâletten, doğruluktan başka bir şey yapabilir mi? .." (Mesnevî'den, Cilt 5, sayfa 251)
mihneti rahat bil rahat arama
Rahat mı bulunur zindan içinde
Eşrefoğlu Rumi
Rahat mı bulunur zindan içinde
Eşrefoğlu Rumi
30 Haziran 2015 Salı
* Tenzih ederim O Allah'ı ki marifet ehlini dünya perdeleriyle dünya
ehlinden ahiret perdeleriyle de ahiret ehlinden gizlemiştir.
Anonim
Anonim
* Şu tasavvuf denilen şey için elem lazımdır zira o kesinlikle
kalemden(bilgiden) hasıl olmaz.
Anonim
* Bütün þu
konuşmalar, uğraşmalar, hayhuylar ve coşup taşmalar
perdenin
dışındadır. Perdenin iç tarafında sadece sükun, sükut,
huzur ve heybet vardırAnonim
Farz nedir?
Sünnet nedir? diye soruldu. Ariflerin sertacı Bayezidi
Bistami Hz.leri
cevaben buyurdular ki: Farz: Muhabbet-i Mevla
Sünnet: Terk-i
dünyadır.
“Ya Rabb! Eğer yarın kıyamet günü beni cehenneme gönderecek olursan, öyle bir sır faş ederim ki, cehennem bana bin yıl mesafede olan bir yere kadar kaçar.”
Rabiatül Adeviye
Rabiatül Adeviye
Ya Rabb! Şayet yarın beni cehennemde yakacak olursan: “Seni dost edindim, dost dosta hiç böyle muamele eder mi?” diye feryadı basarım! Bu söz üzerine hâtiften bir avaz geldi: “Ya Râbia! Hakkımızda suizanda bulunma, hüsnüzanda bulun! Çünkü bizimle mukâlemede bulunasın diye seni dostlarımın arasında (cennette) ağırlayacağım. (Ben sana öyle bir şey yapar mıyım hiç!)”
Rabiatül Adeviye
Rabiatül Adeviye
“Rabbim! Eğer cehennemden korktuğum için sana tapıyorsam, beni cehenneme at ve orada yak! Eğer cennete girme emeliyle ibadet ediyorsam, cennete girmeyi bana haram kıl! Yok eğer sırf Senin (Zatın ve rızan) için sana tapıyorsam, o zaman da baki olan cemâlini (ebedî olan hüsn-i mutlâkını temâşâ etmeyi) benden esirgeme!”
Rabiatül Adeviye
Rabiatül Adeviye
“Ulu ve Yüce Allah’ı seviyor musun? diye sorduklarında, sükut et. Zira eğer, hayır, dersen kafir olursun; evet, dersen, hareketlerin O’nu sevenlerin hareketlerine benzememektedir (Onun için sahtekar olursun).”
Fudayl bin Iyaz
Aşk bir şem-i ilâhîdir benem pervânesi
Şevk bir zincirdir gönlüm anın dîvânesi
Hayâlî
Aşk ilâhi bir mumdur. Onun etrafında dönen pervanesi, kelebeği de benim.
Şevk bir zincirdir, gönlüm de onun delisidir.
Şevk bir zincirdir gönlüm anın dîvânesi
Hayâlî
Aşk ilâhi bir mumdur. Onun etrafında dönen pervanesi, kelebeği de benim.
Şevk bir zincirdir, gönlüm de onun delisidir.
Şemîm-i kâkülün almış nesîm gülşende
Demişki sünbüle sende emanet olsun bu
Figânî
Sabah esen hafif tatlı rüzgar, gül bahçesinde senin kâkülünün güzel kokusunu almış ve sünbüle demiş ki,
Sende emanet olsun bu koku.
Demişki sünbüle sende emanet olsun bu
Figânî
Sabah esen hafif tatlı rüzgar, gül bahçesinde senin kâkülünün güzel kokusunu almış ve sünbüle demiş ki,
Sende emanet olsun bu koku.
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü tutuşan odlara kılmaz çâre su
Fuzulî
Ey göz(üm) (ey gözlerim), gönlümdeki ateşe göz yaşından (göz yaşlarımdan) su saçma;
Zirâ bu denli tutuşmuş (tutuşan) ateşlere suyun yapacağı bir şey yoktur. (Böylesine bir ateşi söndüremez).
Kim bu denlü tutuşan odlara kılmaz çâre su
Fuzulî
Ey göz(üm) (ey gözlerim), gönlümdeki ateşe göz yaşından (göz yaşlarımdan) su saçma;
Zirâ bu denli tutuşmuş (tutuşan) ateşlere suyun yapacağı bir şey yoktur. (Böylesine bir ateşi söndüremez).
Her şeyde sekil ve suretten öte bir şey var !
Anlamak ve idrak nasip ola inşallah. .
HNA
HNA
Cibril (a.s.) Bana geldi ve buyurdu ki: "Ya Muhammed (s.a.s.) Rabbin Sana selam ediyor ve şöyle buyuruyor: "Kullarımdan öyle kimse vardır ki, onun imanı ancak zenginlikle salah bulur. Eğer onu fakir kılsa idim o küfranı nimet ederdi. Ve yine kullarımdan öyle kimse vardır ki, onun imanı ancak fakirlikle salah bulur. Eğer onu zengin kılsa idim o küfrederdi. Kullarımdan öylesi de vardır ki onun imanı ancak sıhhatta olması ile tamam olur. Eğer ona hastalık versem, o küfrederdi. (Diğer bir nüshada şu ilave vardır) Kullarımdan öyle kimse de vardır ki, onun imanı ancak kendisinin hastalık içinde bulunması ile tamam olur. Eğer onu sıhhatte kılsam, o küfranı nimet ederdi"
Ravi: Hz. Ömer (r.a.)
Ravi: Hz. Ömer (r.a.)
Hak dostu toprak gibi misafirperver olmalıdır. Biz onun koynunda titizlikle korunduk ve büyüdük. O ise hala bizlerin ayaklarının altında.
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
Hak dostu bir nehir gibi cömert olmalıdır. Hepimiz susuzluğumuzu gidermek için nehirden su alırız. O ise bizim iyi mi kötü mü olduğumuza veya tanıdık mı yabancı mı olduğumuza bakmaz.
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
Hak dostu Güneş gibi şefkatli olmalıdır. Güneş doğduğu zaman Müslüman, Hristiyan veya Hindu olduğuna bakmaksızın herkese fayda verir.
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
Gayba iman manevi
büyüklerimizin sadece yanında, onların huzurunda değil, mürşidimiz dünyanın öteki ucunda dahi olsa onun bizden bekledigi bizden görmek duymak
istediği şekilde hareket ve davranışlar içinde olmak.
Çünkü sadece mürşidimizin huzurunda, onun yanında edeb
,nezaket , nezahet ve terbiyeye dikkat etmek, şekilcilik, putperestlik, ikiyüzlülük,
riyakarlıktır...
HNA
HNA
Ey talip,Cenab -ı
Hak senin öğüt kabul etmeyeceğini bildiğinden ,dünya zevklerini bırakmayı
kolaylastiran musibetleri sana tattırdı.
(Hikem -i Ataiyye -İbn Ataullah el
İskenderi Hz/69.Hikmet)
29 Haziran 2015 Pazartesi
Derdi olmayan adam adam değildir.
Şefik Can
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)