* Tenzih ederim O Allah'ı ki marifet ehlini dünya perdeleriyle dünya
ehlinden ahiret perdeleriyle de ahiret ehlinden gizlemiştir.
Anonim
30 Haziran 2015 Salı
* Şu tasavvuf denilen şey için elem lazımdır zira o kesinlikle
kalemden(bilgiden) hasıl olmaz.
Anonim
* Bütün þu
konuşmalar, uğraşmalar, hayhuylar ve coşup taşmalar
perdenin
dışındadır. Perdenin iç tarafında sadece sükun, sükut,
huzur ve heybet vardırAnonim
Farz nedir?
Sünnet nedir? diye soruldu. Ariflerin sertacı Bayezidi
Bistami Hz.leri
cevaben buyurdular ki: Farz: Muhabbet-i Mevla
Sünnet: Terk-i
dünyadır.
“Ya Rabb! Eğer yarın kıyamet günü beni cehenneme gönderecek olursan, öyle bir sır faş ederim ki, cehennem bana bin yıl mesafede olan bir yere kadar kaçar.”
Rabiatül Adeviye
Rabiatül Adeviye
Ya Rabb! Şayet yarın beni cehennemde yakacak olursan: “Seni dost edindim, dost dosta hiç böyle muamele eder mi?” diye feryadı basarım! Bu söz üzerine hâtiften bir avaz geldi: “Ya Râbia! Hakkımızda suizanda bulunma, hüsnüzanda bulun! Çünkü bizimle mukâlemede bulunasın diye seni dostlarımın arasında (cennette) ağırlayacağım. (Ben sana öyle bir şey yapar mıyım hiç!)”
Rabiatül Adeviye
Rabiatül Adeviye
“Rabbim! Eğer cehennemden korktuğum için sana tapıyorsam, beni cehenneme at ve orada yak! Eğer cennete girme emeliyle ibadet ediyorsam, cennete girmeyi bana haram kıl! Yok eğer sırf Senin (Zatın ve rızan) için sana tapıyorsam, o zaman da baki olan cemâlini (ebedî olan hüsn-i mutlâkını temâşâ etmeyi) benden esirgeme!”
Rabiatül Adeviye
Rabiatül Adeviye
“Ulu ve Yüce Allah’ı seviyor musun? diye sorduklarında, sükut et. Zira eğer, hayır, dersen kafir olursun; evet, dersen, hareketlerin O’nu sevenlerin hareketlerine benzememektedir (Onun için sahtekar olursun).”
Fudayl bin Iyaz
Aşk bir şem-i ilâhîdir benem pervânesi
Şevk bir zincirdir gönlüm anın dîvânesi
Hayâlî
Aşk ilâhi bir mumdur. Onun etrafında dönen pervanesi, kelebeği de benim.
Şevk bir zincirdir, gönlüm de onun delisidir.
Şevk bir zincirdir gönlüm anın dîvânesi
Hayâlî
Aşk ilâhi bir mumdur. Onun etrafında dönen pervanesi, kelebeği de benim.
Şevk bir zincirdir, gönlüm de onun delisidir.
Şemîm-i kâkülün almış nesîm gülşende
Demişki sünbüle sende emanet olsun bu
Figânî
Sabah esen hafif tatlı rüzgar, gül bahçesinde senin kâkülünün güzel kokusunu almış ve sünbüle demiş ki,
Sende emanet olsun bu koku.
Demişki sünbüle sende emanet olsun bu
Figânî
Sabah esen hafif tatlı rüzgar, gül bahçesinde senin kâkülünün güzel kokusunu almış ve sünbüle demiş ki,
Sende emanet olsun bu koku.
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü tutuşan odlara kılmaz çâre su
Fuzulî
Ey göz(üm) (ey gözlerim), gönlümdeki ateşe göz yaşından (göz yaşlarımdan) su saçma;
Zirâ bu denli tutuşmuş (tutuşan) ateşlere suyun yapacağı bir şey yoktur. (Böylesine bir ateşi söndüremez).
Kim bu denlü tutuşan odlara kılmaz çâre su
Fuzulî
Ey göz(üm) (ey gözlerim), gönlümdeki ateşe göz yaşından (göz yaşlarımdan) su saçma;
Zirâ bu denli tutuşmuş (tutuşan) ateşlere suyun yapacağı bir şey yoktur. (Böylesine bir ateşi söndüremez).
Her şeyde sekil ve suretten öte bir şey var !
Anlamak ve idrak nasip ola inşallah. .
HNA
HNA
Cibril (a.s.) Bana geldi ve buyurdu ki: "Ya Muhammed (s.a.s.) Rabbin Sana selam ediyor ve şöyle buyuruyor: "Kullarımdan öyle kimse vardır ki, onun imanı ancak zenginlikle salah bulur. Eğer onu fakir kılsa idim o küfranı nimet ederdi. Ve yine kullarımdan öyle kimse vardır ki, onun imanı ancak fakirlikle salah bulur. Eğer onu zengin kılsa idim o küfrederdi. Kullarımdan öylesi de vardır ki onun imanı ancak sıhhatta olması ile tamam olur. Eğer ona hastalık versem, o küfrederdi. (Diğer bir nüshada şu ilave vardır) Kullarımdan öyle kimse de vardır ki, onun imanı ancak kendisinin hastalık içinde bulunması ile tamam olur. Eğer onu sıhhatte kılsam, o küfranı nimet ederdi"
Ravi: Hz. Ömer (r.a.)
Ravi: Hz. Ömer (r.a.)
Hak dostu toprak gibi misafirperver olmalıdır. Biz onun koynunda titizlikle korunduk ve büyüdük. O ise hala bizlerin ayaklarının altında.
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
Hak dostu bir nehir gibi cömert olmalıdır. Hepimiz susuzluğumuzu gidermek için nehirden su alırız. O ise bizim iyi mi kötü mü olduğumuza veya tanıdık mı yabancı mı olduğumuza bakmaz.
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
Hak dostu Güneş gibi şefkatli olmalıdır. Güneş doğduğu zaman Müslüman, Hristiyan veya Hindu olduğuna bakmaksızın herkese fayda verir.
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
(Muiniddin-i Çişti Hazretleri)
Gayba iman manevi
büyüklerimizin sadece yanında, onların huzurunda değil, mürşidimiz dünyanın öteki ucunda dahi olsa onun bizden bekledigi bizden görmek duymak
istediği şekilde hareket ve davranışlar içinde olmak.
Çünkü sadece mürşidimizin huzurunda, onun yanında edeb
,nezaket , nezahet ve terbiyeye dikkat etmek, şekilcilik, putperestlik, ikiyüzlülük,
riyakarlıktır...
HNA
HNA
Ey talip,Cenab -ı
Hak senin öğüt kabul etmeyeceğini bildiğinden ,dünya zevklerini bırakmayı
kolaylastiran musibetleri sana tattırdı.
(Hikem -i Ataiyye -İbn Ataullah el
İskenderi Hz/69.Hikmet)
29 Haziran 2015 Pazartesi
Derdi olmayan adam adam değildir.
Şefik Can
Hocası aşk olanın kitabı,levh-mahfuzdur.Kimileri kitaplardan,kimileri de
AŞK tan öğrenir
HNA
HNA
28 Haziran 2015 Pazar
Mükedder hâtırımdan kılmadı bir kimse gam def'in
Safadan dem uran hem-demleri ehl-i riyâ gördüm
(Fuzuli)
Kederli gönlümden kimse üzüntülerimi gidermedi. Esenlikten dem vurarak beni teselli edecek dostlarımı iki yüzlü gördüm
Safadan dem uran hem-demleri ehl-i riyâ gördüm
(Fuzuli)
Kederli gönlümden kimse üzüntülerimi gidermedi. Esenlikten dem vurarak beni teselli edecek dostlarımı iki yüzlü gördüm
Bahr-ı aşka düştün ey dil lezzet-i cânı unut.
(Fuzuli)
(Fuzuli)
“Ârifin gönlün Hudâ gam-gîn eder, şâd eylemez
Bende-i makbûlünü mevlâsı âzâd eylemez.”
(Nabî)
Bende-i makbûlünü mevlâsı âzâd eylemez.”
(Nabî)
Düştüm belâ-yı aşka hıred-mend-i asr iken,
El imdi benden aldığı pendi bana verir.
( Asrın akıllılarından biri iken aşk belasına düştüm. Baskalari benden aldığı nasihati şimdi bana verir.)
Fuzuli
El imdi benden aldığı pendi bana verir.
( Asrın akıllılarından biri iken aşk belasına düştüm. Baskalari benden aldığı nasihati şimdi bana verir.)
Fuzuli
"Ne sağ olmak murâdımdır ne ölmekten kaçar cânım
Cihânda hasta-i aşk olalı bir hoşça hâlim var"
Taşlıcalı Yahyâ
Cihânda hasta-i aşk olalı bir hoşça hâlim var"
Taşlıcalı Yahyâ
"Bilmedim zevk-i visâlin çekmeyince firkatin
Olmayınca hasta kadrin bilmez âdem sıhhatin"
izzet molla
Olmayınca hasta kadrin bilmez âdem sıhhatin"
izzet molla
"Meşveretsiz kim ki bir iş işleye
Şol nedamet parmağın çok dişleye"
nedamet : pişmanlık
(Zarifî )
Şol nedamet parmağın çok dişleye"
nedamet : pişmanlık
(Zarifî )
"Belâ budur ki alıştı belâlarınla gönül
Gamın da gelse dile bâis-i meserret olur "
meserret : sevinç
NEF’Î
( Asıl bela budur ki belalarına cefalarına çektirdiklerine gönlüm alıştı..senden gam da gelse gönlüme sevinç gelmiş gibi olur )
Gamın da gelse dile bâis-i meserret olur "
meserret : sevinç
NEF’Î
( Asıl bela budur ki belalarına cefalarına çektirdiklerine gönlüm alıştı..senden gam da gelse gönlüme sevinç gelmiş gibi olur )
“Allah’ın hangi esmâsına baktımsa gölgesinde Hz.Peygamber aleyhissalatü vesselâmı gördüm” der Şeyh-i Ekber İbn Arabî.
A Sadi ! Meğer ne kadar vefasızmışsın..! Bunca yıl geçti aradan ne bir haber , ne bir mektup..?!
Ona dedim ki .
"Ey sevgisi kalbimde yer edinen servi boylu! senin yüzünü görme bahtiyarlığından ben mahrum iken o şerefi postacıya mı bağışlasaydım...? !
Sadi
Ona dedim ki .
"Ey sevgisi kalbimde yer edinen servi boylu! senin yüzünü görme bahtiyarlığından ben mahrum iken o şerefi postacıya mı bağışlasaydım...? !
Sadi
"Aşkta kanun imiş âşıklara cevr eylemek
Âşık oldur kim cefâ-yı yâre sabretmek gerek"
Adile Sultan
Âşık oldur kim cefâ-yı yâre sabretmek gerek"
Adile Sultan
"Dimezem vuslat ümîdiyle beni şâd eylegil
Razıyam cevr ü cefâ kılmağ içün yâd eylegil "
(Fatih Sultan Mehmet ( AVNİ )
( Ey sevgili sana demiyorum ki beni vuslatının ümidi ile sevinçlere gark et! Eziyet ve cefa etmek için bile hatırlayıversen buna da razıyım )
Razıyam cevr ü cefâ kılmağ içün yâd eylegil "
(Fatih Sultan Mehmet ( AVNİ )
( Ey sevgili sana demiyorum ki beni vuslatının ümidi ile sevinçlere gark et! Eziyet ve cefa etmek için bile hatırlayıversen buna da razıyım )
"Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı "
(Gül yanağına karşı gözümden kanlı göz yaşları dökülüyor, sevdiğim ! gül mevsimidir, bu akan sular bulanmaz mı ? ( akan göz yaşlarımın kanlı olması çok normal, çünkü mevsim bahar mevsimidir, yani gül mevsimidir.)
Fuzuli
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı "
(Gül yanağına karşı gözümden kanlı göz yaşları dökülüyor, sevdiğim ! gül mevsimidir, bu akan sular bulanmaz mı ? ( akan göz yaşlarımın kanlı olması çok normal, çünkü mevsim bahar mevsimidir, yani gül mevsimidir.)
Fuzuli
"Ne bilsin aşk işin pâk olmayanlar
Bitirmez şah-ı gül hâk olmayanlar"
ŞEYHîBitirmez şah-ı gül hâk olmayanlar"
(Aşk işini gönlü temiz olmayanlar bilemez , toprak olmayanlar gül bitiremez)
Alem ki tamamı nüsha-i hikmettir
Meanisin fehmeyleyene cennettir.
Nabi
Meanisin fehmeyleyene cennettir.
Nabi
Kitab-ı kainat esrar-ı hikmetle lebalebdir
Şikayet cehlden feryad bi-idrakliktendir.
Nabi
Şikayet cehlden feryad bi-idrakliktendir.
Nabi
Bir acaîb derde düşmüş tutuşur Şemsî müdâm
Hakk'a makbûl olmak ister, halka menfûr olmadan
Şemseddin Sivasi
eğer Hüseyin sessiz kalsaydı, her şey değişir
İslam'ın varlığı değil tarihte, zihinlerde bile söz konusu olmazdı.
--şeriati--
İslam'ın varlığı değil tarihte, zihinlerde bile söz konusu olmazdı.
--şeriati--
yazılmış alnına her neyse fa'lin reddi na-kabil
hüner bu defter-i a'mal-i ömrü hoşça dürmektir
musaddaktır bu alem ta ezelden mühr-i hikmetle
cihane gelmeden maksat bu tatbikati görmektir.
neyzen tevfik (merhumun hikmetamiz bir tuhfe-i garrasıdır)
hüner bu defter-i a'mal-i ömrü hoşça dürmektir
musaddaktır bu alem ta ezelden mühr-i hikmetle
cihane gelmeden maksat bu tatbikati görmektir.
neyzen tevfik (merhumun hikmetamiz bir tuhfe-i garrasıdır)
Mebaş der pey-i azaru her çi hahi kün
Ki der şeriat-ı ma gayr-ı ez in günahi nist
Hafız-ı Şirazi
(Gönül incitme de keyfin neyi isterse eyle
Zira şeriatımızda bundan gayri günah yoktur)
Ki der şeriat-ı ma gayr-ı ez in günahi nist
Hafız-ı Şirazi
(Gönül incitme de keyfin neyi isterse eyle
Zira şeriatımızda bundan gayri günah yoktur)
Derde göre verir teselli
Mir'ata göre eder tecelli.
Şeyh Galip
26 Haziran 2015 Cuma
Bulmak değil imiş
bilmek
Bilmek değil imiş
bulmak
Evliyâya gönül
vermek
Rengine boyanmak
imiş
Kaygusuz Abdal
Bi'namaz deyip beni Haktan uzak gören
Sığmaz senin hayaline mihrab-ü mübrem
Sen sade beş vakitte ararsın Allah'ını
Ben her zaman emin ol, onunla beraberim
Kabe'den maksat varmaktır yâra
Kör gibi tapınma kara duvara
Neyzen Tevfik Kolaylı
Sığmaz senin hayaline mihrab-ü mübrem
Sen sade beş vakitte ararsın Allah'ını
Ben her zaman emin ol, onunla beraberim
Kabe'den maksat varmaktır yâra
Kör gibi tapınma kara duvara
Neyzen Tevfik Kolaylı
25 Haziran 2015 Perşembe
"Gözü
yaşlıların hâlin ne bilsün merdüm-i gafil
Kevâkib seyrini
şeb tâ seher bîdâr olandan sor."
Fuzuli
Gözü yaşlıların hâlini gaflet uykusunda olanlar ne bilsin..Gece sabaha kadar uyumayanlar yıldızları temâşa eder ve onların seyrlerini görür.
"Allahu
Teala herkese kendinden birşeyler açmıştır; ama Zâtını, yani kendini hiçkimseye
açmamıştır. Civanmertler! Gidin Allah'la Mert olun, yoksa Size Zâtından birşey
açmaz."
Harakani Hz.
GÖRME HEVESİ
Yurdunu terk
etmişti m
Mecnun, çölü de
terk etsin
Söyleyin, görme
hevesinde ise Leyla'yı da terk etsin
Ey derviş,
burada, olgunluğa erişince elde edilir erek
Sen dünyayı terk
etmişsin bir tek, öte dünyayı da terk et
Öykünmekten daha
iyidir kendini yok etmek Kendin ara yolunu, Hızır'ı beklemeyi terk et
Sanki kalemsin
dilin ellerin sözleriyle dolu Elin sözüyle gereksiz övünmeyi terk et...
Allahım mutluluk seninledir. Neden cenneti gösteriyorsun?
(Ebu'l Hasan Harakani Hz.)
Civanmertlerin
âhı göğü yakar Onların dostluğunu elde etmek,Hak Teala'nın dostları arasına
girmektir
(Ebu'l Hasan Harakani Hz)
Kişinin aklı için
en manalı uğraş,Dost'u zikretmektir.
(Ebu'l Hasan Harakani Hz.)
Yani erenlerden
himmet almak istersen sakın aşkın acı ve ıstırablarından derd-ü belasından
korkma !Bu acı
istirapları canına ilahi bir nimet,
erenlerden gelen rabbani bir ganimet
bil.Çünkü derdi
olmayan derman bulamaz..
HNA
En kötü şey insanın dilin gramerini öğrenmesi ancak kalbin gramerini
ogrenmemesidir.
(Şeyh Ahmed El- Alavi )
(Şeyh Ahmed El- Alavi )
'Allah tek'dir, bu biliniyor, sen kaç kişisin bunu söyle'
Şemsi Tebrizi
Şemsi Tebrizi
Kâbe gönlü temsil eder ve yeryüzünde bir tek kâbe
vardır.Gönül tektir,
fakat ehlinde çokluk vardır.Gönül ehli
olanlar O tek merkezden kendilerine
ulaşan ilahi nûr'u etraflarindaki ehil
kisilere yansıtırlar.Güneş tektir ama
yansımaları farklı farklı olup uzaklık
ve yakınlığa göre değişir.
HNA
Yanlış duygu ve düşüncelerimiz, bedenimizde haram lokma yerine geçer.
HNA
HNA
Ey gönül, bir sen varsın, bir de O'nun derdi var.
O'nun dertlisi olmak ne hoştur! O'nun derdi senin dermanındır.
Bu sebeple O'nun verdiği ızdırabı çek, sakın şikayet etme.
O'nun takdiri, O'nun fermanı budur.Maddi arzularını ayak altına alırsan,
o zaman, nefsin köpeğini öldürürsün ki asıl kurban da budur.
Rubailer 324
O'nun dertlisi olmak ne hoştur! O'nun derdi senin dermanındır.
Bu sebeple O'nun verdiği ızdırabı çek, sakın şikayet etme.
O'nun takdiri, O'nun fermanı budur.Maddi arzularını ayak altına alırsan,
o zaman, nefsin köpeğini öldürürsün ki asıl kurban da budur.
Rubailer 324
24 Haziran 2015 Çarşamba
Hüzün ki en çok
yakışandır aşıklara. Yandık, yakıldık; ama hüzünden yana asla yakınmadık. Ne de
olsa biz mahzun bir Peygamberin ümmeti değil miyiz? Hüzün taze tutar aşk
yarasını, yaramdan da hoşum, yârimden de."
Şems-i Tebriz
Hazretleri.
Sanmayın kavs-ı
kuzah takmış felek elfî-nemed
Cândan olmuş nev-niyâz-ı hankâh-ı
Mevlevî"
" Felekteki
yağmurlu havada güneşin görünmesi ile ortaya çıkan yedi renk çember şeridini
sakın "gökkuşağı" sanmayın.
Felek; beline bir
"elifî nemed" takmış, Mevlevî
Dergahına gönlünü vermiş nev niyâz bir can olmuştur."
Tahirül Mevlevî
Efendimiz
kim demiş haram nedir bilmez hayyam
ben helali haramı karıştırmam seninle içilen şarap helaldir sensiz içtiğimiz su bile haram |
Ömer Hayyam
|
Kendi iradenden
yüz çevir ki Hakk'ın iradesini elde edesin.
Sevmenin şartlarından biri de kişinin, istek ve iradesini terk
etmesidir.
el-Fethu'r-Rabbani
(Âlemlerin Anahtarı), Abdülkadir Geylânî, s346
“Bize ne irs-ı
peder, ne servet ü ne cah kalmıştır,
Şuûr-ı hikmete
karşı bir eyvallah kalmıştır”
(Bizlere
babamızdan maddi bir miras, büyük bir servet ve makam kalmadı. Bizlere kalan
(bunlardan çok daha kıymetli, bizleri evvelkilerin mevkiine erdiren) Hakk’ın
hikmet tecellilerini eyvallahla karşılama hali kalmıştır.)
Sultan Veled
Hak ile deli divane, Hz Muhammed (a.s.) ile ayık ve aklı başında ol!
Tahirü'l Mevlevi,
Tahirü'l Mevlevi,
Aşıkta maşuktan başka kimse yoktur. O aynada ancak O görünür. O gönülde oldukça başka kimden bahsedebilir? Kendinde seyreden yalnız 'dur.
Hepsi O'dur. Fakat sende daima ve yalnız O'nu görecek göz nerede...Git,evvela Hak'tan kendini istemeden evvel göz iste !Hak her yerde zahirdir.
Hakikatte cihanda O'ndan başka mevcud yoktur.Aşağı,yukarı,gizli aşikâr hep O'dur.
(Sultan Veled)
(Sultan Veled)
Akıllılık, kendini bir şey zannetmek , alçak gönüllü olmanın , tevazu ve mahviyetin zıddıdır.Akılsızlık ve abdal olmak, aklı bir akıl karşında kurban eden kişilere işaret eder.Külli akıl sahibi ulu bir sultana baş kesme , teslim olma veya Yunus dilince bir gönüle girmek de denir buna.
HNA
Ey Hakk yolcusu, akıllı fikirli olmayı bırak, ahmak ol. Aklı zekayı sat, hayranlığı satın al. Çünkü akıllı fikirli olmak sadece körü körüne akıl yürütmektir. Halbuki hayranlık, Cenabı Allah’ın güzelliğini , kuvvet ve kudretini, sanatını görmek, bu yücelik ve güzellik karşısında şaşırıp kalmaktır
Mevlânâ
Mevlânâ
Bazen akılsızlık gibi görüneneler aklın ta kendisidir, çirkinlik gibi görünenler güzelliğin özü, hakikatidir. İşte bunu anlayabilmek için gerçekten iyiler içinden en iyisini , kötüler içinden en kötüsünü ayıracak bir akla ihtiyaç vardır.
HNA
Bu dünya zıtlar alemidir, birbiriyle çelişen öyle doğrular vardır ki bu doğrular ancak yanlışlar içinde bulunup çıkarılır. Çünkü nice doğrular yanlış kabuğunda sırlanmış, nice güzellikler çirkin bir örtüyle perdelenmiştir. Bunlar sadece ehil olana, akıl sahibi olana görünür.
HNA
Bazı şeyler aslında o kadar tabii standart ve normal değildir. Olağanüstü bir lütuf ve zenginlik vardır karşımızda ve ardında kim bilir nice bir ömür... Görmeyene duymayana vebal Hakk getire. Biz inşallah daima bilenlerden olalım diye niyaz ederiz.
BC
Rabbimizden o ulu dergâhtaki güzelliğe âşık olacak; o güzellik karşısında şaşırıp kalacak, hayrete düşecek iki göz niyâz ederiz
BC
Yarabbi bu büyük cahilliğime rağmen bana ne kadar
lütüflarda bulunuyor, ne çok yardım ediyorsun.
Bu çirkin fiillerime rağmen bana
ne kadar merhametlisin.
Yarabbi,kötülüğüm ve günahlarım beni dilsiz ettikçe
,lütuf ve keremin beni söyletiyor .
Kötü vasıflarım beni umutsuzluğa düşürdükçe
cömertliğin ve ihsanın umutlandırıyor (Hikem-iAtaiyye)
23 Haziran 2015 Salı
Okumak görmek bilmek gafilce yaşamak değil anlamak idrak etmek
meselesi..
HNA
HNA
KILDIM BELÂ-YI AŞK İLE BEN MÜBTELÂ SEFER
MEŞHEUDUR Kİ AŞIKA YA SABR Ü YA SEFER
AHMED PAŞA
ÇÂK EYLEYEMEM SÎNEMİ HER DİLBERE ZÎRÂ
SULTÂNIMA A’İD BİR EMÂNET VAR İÇİNDE
ŞEYH GÂLİB
OL MEH BİZİ TERK EYLEDİ SOHBET SANA KALDI
EY GAM YİNE MEYDÂN-I MAHABBET SANA KALDI
ŞEYH GÂLİB
YÂ RAB BELÂ-YI AŞK İLE KIL ÂŞİNÂ BENİ
BİR DEM BELÂ-YI AŞKDAN ETME CÜDÂ BENİ
FUZÛLÎ
MERHEM KOYUP ONARMA SÎNEMDE KANLI DÂĞI
SÖNDÜRME ÖZ ELİNLE YANDIRDIĞIN ÇERÂĞI
FUZÛLÎ
DEHR BİR BÂZÂRDIR HERKES METÂ’IN AZ EDER
EHL-İ DÜNYÂ SÎM Ü ZER EHL-İ HÜNER FAZL U KEMÂL
FUZÛLÎ
(Dünya herkesin varını yoğunu sergileyeceği bir pazar yeridir. Bu zeminde hüner ehli, yani bilgili zâtlar faziletlerini ve maarifetlerini, dünya düşkünleri (yani dünyaya değer verenler)ise altın ve gümüş gibi somut varlıklarını sergilerler. )
(Dünya herkesin varını yoğunu sergileyeceği bir pazar yeridir. Bu zeminde hüner ehli, yani bilgili zâtlar faziletlerini ve maarifetlerini, dünya düşkünleri (yani dünyaya değer verenler)ise altın ve gümüş gibi somut varlıklarını sergilerler. )
GAMINLA AĞLAMAK YILLARCA HANDÂN OLMADAN YEĞDİR
KUL OLMA DERGEHİNDE MISRA SULTAN OLMADAN YEĞDİR
KULOĞLU SÂNÎ
CÂNIMI EĞER İSTERSE CÂNÂN MİNNET CÂNIMA
CÂN NEDİR KİM ANI KURBÂN ETMEYEM CÂNÂNIMA
FUZÛLÎ
BİR ŞU’LESİ VAR Kİ ŞEM’-İ CÂNIN
FÂNÛSUNA SIĞMAZ ÂSMÂNIN
ŞEYH GÂLİP
(Can mumunun öyle bir alevi vardır ki alevi sema fanusuna sığmaz
(Can mumunun öyle bir alevi vardır ki alevi sema fanusuna sığmaz
O ZAMAN Kİ BEZMİ-İ CÂNDA BÖLÜŞÜLDÜ KÂLE-İ KÂM
BİZE HİSSE-İ MAHABBET DİL-İ PÂRE PÂRE DÜŞTÜ
ŞEYH GÂLİB
YÂR İÇİN AĞYÂRA MİNNET ETTİĞİM AYB EYLEME
BÂĞBÂN BİR GÜL İÇİN BİN HÂRA HİZMETKÂR OLUR
ŞÂMÎ
BİZ KİM HATÎB-İ MİNBER-İ DÂRA CEMÂ’ATIZ
MECNÛN OLUR NAMÂZ U NİYÂZA İMÂMIMIZ
ŞEYH GÂLİB
AŞIKLARA VERME ÖĞÜT ÖĞÜDÜNDEN ALIR DEĞİL
AŞKSIZ ÂDEM HAVVA OLUR HAYVAN ÖĞÜT BİLİR DEĞİL
YÛNUS
KİMDİR BİZİ MEN EYLEYECEK BÂĞ-I CİNÂNDAN
MEVRÛS-I PEDERDİR GİRERİZ HÂNE BİZİMDİR
NABî
22 Haziran 2015 Pazartesi
canımın cism ile
zevk-i ittisalı kalmadı
ah kim sensiz dirilmek ihtimali kalmadı..
(fuzuli)
ah kim sensiz dirilmek ihtimali kalmadı..
(fuzuli)
ARZ-I HAL ETMEĞE CANÂ SENİ TENHA BULAMAM
SENİ TENHA BULICAK KENDİMİ ASLA BULAMAM
ULVî
İNCİTME SEN AHBÂBBINI İNCİNMEYE SENDEN
BU ÂLEM-İ FÂNÎDE ZERAFET BUDUR İŞTE
LEYLA HANIM
Kaydol:
Yorumlar (Atom)